
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile Gazeteci Murat Ağırel arasında “mal varlığı” düellosu yaşanıyor Ağırel’in Gökçek hakkında dile getirdiği Almanya’da 23 taşınmazı bulunduğuna dair haberinin ardından savcılığa suç duyurusunda bulunması sonrası Gökçek de Ağırel hakkında suç duyurusunda bulundu. Savcılığın çağrısı üzerine “şüpheli” sıfatıyla adliyeye gelen eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ifadesini vermesinin ardından açıklamalarda bulundu.
İfadenin gizliliği olduğunu belirten Gökçek, “Burada hepiniz ne dediniz gibi sualler soracaklar. Ben burada savcılığa ifade verdim, bu ifadenin gizliliği var. Şunu söyledim, bunu söyledim tarzında bir şey benden beklemeyin. Allah kısmet ederse bu savcılığın araştırma soruşturma bitecek, neticeyi alacağız. Ondan sonra merak etmeyin, hepiniz ile televizyonlarda bol bol konuşacağız. Çekinen adam da değildir. Hepiniz bilirsin ki ben ısrarla rakiplerimi ekrana davet edip de getiremem. İsim vermeyeyim ama kim olduğunu anlıyorsunuz” şeklinde konuştu.
“Muhalefet beni didik didik etti”
İlk defa savcılığa gelmediğini, yaklaşık 500 civarında soruşturma geçirdiğini anımsatan Melih Gökçek, “Üç bölüm halinde anlatacağım bunu. Birincisi ben belediye başkanlığına ilk olarak 94’te seçildim. Yaklaşık 9 yıl muhalefette belediye başkanlığı yaptım. Muhalefet beni didik didik etti. Tam 500 tane soruşturma ve inceleme geçirdim. Bunların hepsine ifade verdim. Meşhur bir laf vardır, bir sıçrar çekirge, iki sıçrar, üçte yakalanır. Ben 500 sefer sıçradım ve hepsinden istisnasız takipsizlik aldım. Beni yakalayamadılar. Gözaltına bile aldılar 98’de. Bu birinci dönem. İkinci dönem Refah Partisi, AK Parti iktidarı dönemi. Sen bu dönemde soruşturma geçirmedin mi? Yani rakamı net veremiyorum, çünkü saymadım ama minimum 100 tane soruşturma ve inceleme AK Parti ve Refah Parti iktidarında geçirdim. İfadeler savcılıkta, İçişleri Bakanlığı’nda durur” dedi.
Üçüncü kez soruşturma süreci geçirme döneminin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş zamanında olduğunu söyleyen Gökçek, kendisi hakkında ifade vermeye bile gitmediği sözlerinin yalan olduğunu kaydetti. Sanıldığı gibi 100 değil 25 soruşturma geçirdiğini 4’ünün neticesinin kendisine ulaşmadığını ifade eden Gökçek, “Bunu söyleyenler yalan söylüyor. Ben toplam 25 tane inceleme ve soruşturma geçirdim, bunun 21 tanesi bitti, 4 tanesinin neticesi bana gelmedi. Biten soruşturmalar bir kısmı İçişleri Bakanlığı’nda bir kısmı da savcılıklarda oldu. Bu soruşturmalar yapılırken bilirkişi raporları alındı. Hepsinde benim ifadem alındı. Mansur Yavaş ‘İfade bile vermeye gitmedi’ diyerek yalan söylüyor. Kaç kere davet ettim ekrana, geldiğini gördünüz mü? Aslına bakarsanız en büyük hakem vatandaştır. Ekrana çıkmaktan kim korkar? Haklı olmayan insan korkar” açıklamasında bulundu.
Ağırel’den “ikinci perde” başlığıyla yeni belgeler
Gökçek hakkındaki haberleriyle soruşturmanın açılmasını sağlayan Gazeteci Murat Ağırel ise “ikinci perde” adı altında Almanya’daki şirkete ilişkin yeni belge ve bilgiler paylaştı. Melih Gökçek’in gelini Hülya Gökçek üzerine şirketler olduğuna dair iddiasını hatırlatan Ağırel, “Hatırlarsanız Hülya Gökçek’in üzerine şirketler var demiştim. Bu şirketlerle başlıyoruz demiştim ben. Neydi o şirketler hatırlayalım ve o şirketlerin kurucularına dönelim. İlk başta HLY Yapı Giyim Turizm Gıda Tekstil Şirketi. 2013 yılında kurulmuş, kurucusu kim Hülya Gökçek. Kronolojiye mutlaka dikkat edin. İkinciye geçelim HL Yapı Giyim Turizm Gıda Tekstil… Burada da Hülya Gökçek’in karar alıcı olduğu tescil ediliyor. Tarih de burada 08.06.2023, o tarihe kadar Hülya Gökçek… Diğer şirketi AC Sportif İnşaat şirketi demiştik. Şimdi bu şirket Hülya Gökçek’in ama kurucusuna bakmak gerekiyor. Kurucusu Cenk Karayel. Bu ismi unutmayın, bugünkü dosyamızda epeyce dile getireceğiz Cenk Karayel ismini. Cenk Karayel, Hülya Gökçek’in eniştesi, yani Ahmet Gökçek’in bacanağı oluyor. AC Sportif sonrasında 2019’da şirketi Hülya Gökçek’e devrediyor. AC Sportif Yapı kendini feshediyor, bütün taşınmazlarıyla birlikte 2022 yılında HLY Yapı ile birleşiyor” diye konuştu.
“Taşınmazı şirket üzerine yapmış”
CRT Gayrimenkul adındaki firmayı da ele alan Ağırel, Hülya Gökçek’in kızlık soyadı Cerit olduğunu ve şirketin Mesut Oktay Cerit adına kurulduğunu vurgulayarak, “Sonrasındaysa bu firma da Hülya Gökçek’e devredilmiş. HLY Yapı Giyim Turizm Gıda Tekstil’e devredilmiş. Hülya Gökçek hepsini HLY Yapı adı altında birleştiriyor. HLY Yapı Giyim Turizm Gıda Tekstil 2022’de bir karar alıyor ve AC Sportif İnşaat ile CRT Gayrimenkul’ü kendi bünyesinde birleştiriyor aynı zamanda bu iki firmadaki taşınmazları da kendine alıyor. Taşınmazlarla devredildi ya, acaba ne mal var bunun üzerinde diye peşine düştük. Aradık taradık, soruşturduk ve buldum. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın İzmir İl Temsilciliğinin Kaymakamlığa yazmış olduğu, Kaymakamlığın da bütün yerlere dağıtmış olduğu bir yazı var. İzmir Narlıdere’de çok geniş bir arazi içerisinde kaçak bir yapı var. Burayı Hülya Gökçek, yapı ruhsatıyla birlikte belediyeye başvurduğunda bütün gerçek ortaya çıkıyor. Cenk Karayel ve Can Özüeken birlikte 5 bin küsür metrekarelik bir yeri almış, şirket üzerine yapmış taşınmazı, Hülya Gökçek’e vermiş olduğu bütün taşınmazla birlikte Hülya Gökçek’in üzerine geçmiş” ifadelerini kullandı.
Ağırel’in iddialarında adı geçen isimlerden Melih Gökçek’in gelini Hülya Gökçek ile oğlu Ahmet Gökçek savcılığın talimatı üzerine pazartesi saat 14.00’te ifade verecek.













