AK Parti’ye sıçrayan fon soruşturması ve genel başkan yardımcılığı görevinden istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddiaları gündemine alan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a istifa çağrısında bulundu. Erdoğan’ın kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamaları alıntılayan Özel, “Ey Erdoğan; Hiç lafı eveleyip geveleme… Yakalandınız! Benim savunduğum arkadaşlarımı didik didik ettiniz üzerlerinden 2 lira çıkmadı. Ama senin yanındaki bakanın, genel başkan yardımcın milleti 2 milyar lira dolandırdı. Bu dönen dolaplardan haberin var mıydı? Haberin varsa sen bu tezgahın başındasın demektir. Haberin yoksa devlet yönetme kabiliyetini kaybetmişsin demektir. Haberin varsa istifa edeceksin, haberin yoksa sandığı getirip emaneti ehline teslim edeceksin“ ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Yalçın: “En hafif tabirle densizlik”
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti)’nden ana muhalefet partisi genel başkanının sert sözlerine cevaplar ise gecikmedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Özel’in pavyonlardaki delege pazarlıklarını hatırlattı. Özgür Özel’in kendi partisindeki örgütlü suçları meydan meydan savunduğunu belirten Prof. Dr. Yalçın, “Siyasi konumunu pavyonda satın alınmış delegelere borçlu olan ve şehir şehir dolaşıp partisindeki örgütlü hırsızları savunan Özgür Özel’in kimseye söyleyecek tek bir sözü olamaz. Hele de konuyu Cumhurbaşkanımızla ilişkilendirmeye kalkışması en hafif tabirle densizliktir” açıklamasında bulundu.
Saral: “Kendini aklama peşindesin”
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral da YENİ Parti Genel Başkanı’na kendisinin ifadelerine benzer ve aynı sertlikte bir paylaşımla yanıt verdi. Erdoğan’ın hesap verme noktasındaki tutumunun Özel’de olmadığını vurgulayan Saral, “Cumhurbaşkanımızın yaklaşımı nettir: Kim hata yaparsa, kim hukuka aykırı bir işin içine girerse, kim milletin hakkını gasp ederse hesabını hukuk önünde vermelidir. Hiç kimse makamı, görevi veya siyasi kimliği nedeniyle dokunulmaz değildir. Sizin yaklaşımınız ise hırsıza, arsıza, yolsuzluğa meydanlarda sahip çıkmak ve sadece kendi çıkarların için ahlaksızlıkları körü körüne savunmak üzerinden şekilleniyor. Bir tarafta “Hata yapan hesabını verir” anlayışı; diğer tarafta baklava kutuları, bavullar, bantlanan kameralar ve soruşturmalarda gündeme gelen itiraflara rağmen siyasi sahiplenme görüntüsü. Aradaki farkı millet görüyor. Öyle bir çukurdasın ki, etrafın çöplükten geçilmiyor, sorumluluk alacak onurun olmadığı için başka hesaplarla kendini aklama peşindesin” değerlendirmesinde bulundu.











